Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Haziran 2007 tarihli yazilar (sayfa 1)Haziran 2007 tarihli diger ogeler resimler , videolar
 
Haz
30
    

kk_mezaligi_iddiasi Sanal ortamda dolaşan ilginç bir fotoğraf var... İddialara göre fotoğrafta görülen yer; Bismil'de, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından çevre düzenlemesi yapılan ve PKK'lı teröristlerin mezarlarının bulunduğu yer..

Sana ortamdaki iddialara göre, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Bismil'deki bu mezarlığın mermerlerini de yaptırdı. Mezarlığın hemen arkasında ise yasadışı örgütün bayrağı göndere çekilmiş olarak görülüyor.
PKK'lı teröristlerin mezarlarının önünde örgüt armaları da yeralıyor..

Fotoğraf montaj olabilir mi?

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi böyle bir çalışmanın içine girdi mi?

Bismil'de fotoğraftaki gibi bir mezarlık var mı?

Bunlar akla takılan sorular...

Ancak böyle bir fotoğraf internet ortamında dolaşıyor

BÖYLE BİR FOTOĞRAF KESİNLİKLE YOK

Bu soruların cevabı Diyarbakır Valisi Efkan Ala'dan geldi. Diyarbakır Valisi, Cafesiyaset'e yaptığı açıklamada Türkiye'nin herhangi bir yerinde böyle bir mezarlığın bulunmadığını açıkladı. Efkan Ala cafesiyaset'e şunları söyledi:

"Böyle bir fotoğraf sanal alemde dolaşıp duruyor. Biz bu görüntüyle ilgili açıklama yaptık. Ancak maalesef medyada yeterince yer bulmadı bu açıklama. Diyarbakır'da veya Türkiye'nin herhangi bir bölgesinde böyle bir mezarlık bulunmamaktadır. Biz bunu araştırdık. İstihbarat kuruluşlarından aldığımız bilgiye göre fotoğraftaki mezarlık Kandil Dağı'nda."

cafesiyaset.com



 
Haz
29
    
siyah_gulum | 29 Haziran 2007 17:43 | 0 fav | etiket: ,  
Bulunduğu zemindeki çökme nedeniyle yıkılma aşamasına gelen İtalya’nın ünlü Pisa Kulesi, 20 milyon sterlinlik projeyle kurtarıldı. Uzmanların birkaç yıl içinde yıkılacağı uyarısında bulunduğu kule, hükümet projesi kapsamında yapılan 45 cm’lik bir düzleştirme çalışmasıyla eski haline getirildi.

56 metre yüksekliğindeki kule, 1990 yılında güvenlik gerekçesiyle halka kapatılmıştı. Şimdiye kadar bürokratik engeller nedeniyle tadilatı yapılamayan kulenin, ışıklandırma çalışmalarının tamamlanmasının ardından ağustos ayında halka açılacağı açıklandı.



AA


 
Haz
29
    
siyah_gulum | 29 Haziran 2007 17:11 | 0 fav | etiket: ,  
Ardahan'ın Damal ilçesinde Karadağ sırtlarına her yıl yansıyan Atatürk silüeti bu yıl da görünmeye başlandı.

Damal ilçesine bağlı Yukarı Gündeş köyü Karadağ sırtlarına her yıl 15 Haziran-15 Temmuz tarihleri arasında 17.55-18.10 saatlerinde izlenebilen Atatürk silüetini görmeye gelenler, bu doğa mucizesi karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyorlar.

Silüeti izlemeye gelenler hatıra fotoğrafı çektirmeyi de ihmal etmiyor.
Atatürk silueti, ilk defa 1954 yılında Yukarı Gündeş köyünde çobanlık yapan Adıgüzel Kırmızıgül tarafından görüldü. Silüetin, 1975 yılında Erdoğan Kumru tarafından çekilen fotoğrafları Genelkurmay Başkanlığına gönderildi. Kumru, 1988 yılında bu fotoğrafıyla bir gazetenin düzenlediği amatör fotoğrafçılık dalında birincilik ödülü elde etti.

Damal ilçesinde 1995'den itibaren Temmuz ayı içinde Atatürk'ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri düzenleniyor.

(aa)
67713


 
Haz
29
    
siyah_gulum | 29 Haziran 2007 16:45 | 0 fav | etiket: , , , , , , , , , ,  

En sevdiğiniz mevsim hangisidir? Neden?
amatoryasamak

 

kış çünkü

suğuğu severim

ve kara rüzgara karşı meydan okumak büyük bir sevktir

hele yağmur da yağıyorsa süper valla 

 



 
Haz
29
    
siyah_gulum | 29 Haziran 2007 16:24 | 0 fav | etiket: ,  
Hamburg ve Dresden kentinde görev yapan Alman araştırmacılar, AIDS hastalığına yol açan HIV'in genini, laboratuvar ortamında ilk kez insan hücresinden çıkartmayı başardı.

Science adlı bilim dergisinde yer alan habere göre, bilimadamları özel bir enzim ile HIV genini insan hücresinden çıkartmayı başardı.

İnsan vücudunda bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açan HIV, hücrelerdeki DNA'ya yerleşiyor.

Hamburg'taki Heinrich Pette Araştırma Enstitüsü'nde görev yapan Prof.Joachim Hauber, dergiye yaptığı açıklamada, "Hastalığın bulaştığı hücre iyileştirilebiliyor. Biz bu virüsü hücrelerden uzaklaştırdık. Bugüne kadar bunu kimse başaramamıştı" dedi.

Bu gelişme sayesinde 10 yıla kadar insanlar için yeni bir tedavi imkanı
bulunabileceğini belirten Hauber, tedavi için AIDS hastasının kanından
kök hücre alınması ve bunun laboratuvarda virüslerden temizlenmesi
gerektiğini belirtti.

Hauber, bu şekilde işlem gören kök hücrelerin, tedavi amacıyla yeniden
hastaya aktarılması ve böylece bağışıklık sisteminin yenilenmesinin
sağlanması gerektiğini kaydetti.


 
Haz
29
    
siyah_gulum | 29 Haziran 2007 16:18 | 0 fav | etiket: ,  
İmani Yok Eden yüz Düşünce

1- ALLAHin varliGi hakkinda insanda meydana gelecek en ufak bir süphe ve tereddüt.
2- ALLAHin cisim olduGunu düsünmek ve hayalinde canlandirmak.
3- Cenab'i Hakkin sifatlarindan herhangi birini insanlarin sifatlarina benzetmek. (Mesela Cenabi Hakk'a dil ve aGiz gibi mahlukatin hassalarindan olan azalar hayal etmek)
4- ALLAH'i bir seye hul l etmis olarak kabul etmek.
5- Cenab'i Hakka analik, babalik veya oGulluk isnad etmek. Hasa "ALLAH Baba" demek veya "Her seyi yaratan ALLAH ama ALLAH'i yaratan kim" (!) gibi sözler söylemek veya bunlari kalbinden geçirmek. (Cenabi Hak Yaratan varliktir. Yaratilan varlik deGildir)
6- Peygamberlere yalancilik isnadinda bulunmak
7- Peygamberlerden herhangi birini inkar etmek.
8- Peygamberlere günah isnadinda bulunmak
9- Peygamberlerin yüksek terbiye ve ilimlerini ALLAH'in yetistirmesiyle deGil de, bir insanin yetistirmesiyle olduGunu sanmak.
10- Meleklerden her hangi birini inkar etmek.
11- Meleklere erkeklik disilik isnadinda bulunmak.
12- Hakkinda ayet olan herhangi bir mücizeyi inkar etmek
13- Tevatur yoluyla sabit olan ayin yarilmasi ve mirac hadisesi gibi mücizeleri inkar etmek.
14- Kur'an-i Kerim'in bir ayet veya bir cümlesini inkar etmek.
15- Kur'an-i Kerim'de en ufak bir noksanlik düsünmek ve "kifayetsizdir" diye bir fikre sahip olmak.
16- Kur'an-i Kerim'in hükümlerinden ve kanunlarindan daha üstün kanun ve hükümler olduGunu iddia etmek veya düsünmek, veya hutta ileri bir zamanda böyle bir fikre sahip olabilirim diye düsünmek.
17- Kabir sualini ve azabini, öldükten sonra dirilmeyi inkar etmek veya süphe ile karsilamak.
18- Hesap gününü, sirati, mizani, cennet ve cehennemi inkar etmek.
19- Cennet nimetleri veya Cehennemin azabi hakkinda süphede bulunmak, inkar etmek "ALLAH hiçbir kuluna azap etmez" demek.
20- mü'minlerin ebediyyen Cehennemde kalacaGini söylemek.
21- Her hangi bir farzin bir cüz'ünü veya tamamini inkar etmek, Mesela: "5 vakit namazdan öGle veya ikindi namazlari bu devirde kilinmaz, farz olamaz" demek veya düsünmek.
22- Faizi, insan öldürmeyi, günah ve haram kabul etmemek.
23- islam dinini mühimsememek ve hor görmek.
24- Herhangi bir k firi mü'minden üstün görmek.
25- Haramlardan birini hel l adetmek veya ayetle sabit bir harami inkar etmek.
26- Sahabelerden her hangi biri hakkinda münafik, mürai (iki yüzlü), k fir diye düsünmek.
27- Bir mü'mini imanindan dolayi hakir görmek veya bir k firi küfründen dolayi üstün görmek.
28- islamiyetin dünya saadetine engel olan bir din olduGunu söylemek veya düsünmek.
29- Bir mü'mini küfürle suçlamak.
30- Küfrü icap ettiren her hangi bir seyi kendi isteGiyle hatirindan geçirmek.
31- Üzerinde ayet yazili her hangi bir seyi kasten kirletmek veya pisliGe tutmak.
32- "Müzik aletlerinden birini çalarak Kur'an okumak"
33- "O adam peygamber olsa gene inanmam"demek.
34- "Peygamber gelse gene kabul etmem" demek.
35- "Allah olsan ne yapabilirsin sen bana" demek.
36- "Allah'ımı inkar edeyim bu böyle" demek.
37- "Ne olur şu güzelim şarap haram olmasaydı" demek.
38- "Namaz kılmam, kılmayacağım" demek.
39- Allahın emir ve yasaklarından ve kanunlarından biriyle alay etmek, (mesela alaylı alaylı : Hırsızlık mı yaptın uzat kolunu, adam mı öldürdün uzat boynunu" diyerek istihza etmek veya istihza edenin gülmesine gülerek mukabelede bulunmak.
40- Küfrü icabettiren bir söz söylendiğinde onu gülerek karşılamak.
41- "İslam dini efsane ve hurafeden ibarettir" demek.
42- Ruhların kalıptan kalıba geçtiklerine inanmak.
43- Peygamberimizden sonraki hiristiyan ve yahudileri mü'min kabul etme, onların da dini haktır diye itikat etmek.
44- Kur'anın kanunlarını Allahın kelamı diye değil de akla, mantığa, ilme ve felsefeye uygundur diye kabul etmek.
45- Bir kâfire karşı muhabbet etmek. (Bu hususa bilhassa taassup derecesinde her hangi bir fıkraya fikren angaje olan kimseler dikkat etmelidir. Hele hele her şeyin sahtesinin çıkktığı günümüzde pek öyle zahire ve elfaza kapılarak hemen. "iyidir, aradığımız ve beklediğimiz olsa olsa budur" diye körü körüne birine sevgi beslememek lazımdır. Çünkü dış memleketlerden konmuş casuslar bir memleketin en yüksek idari mevkilerini işgal edebiliyorlar ve yükselebiliyorlar. Bu türlü bir sevgi dahi kişinin imanını götürür.)
46- Uzun müddet küfre hizmet etmiş ve müslümanlığa zararı dokunmuş birisini sevmek, onu desteklemek ve hakkında Allah razı olsun diye dua etmek.
47- Ölmüş bir kâfire veya İslam dinine kötülüğü dokunmuş birine "Allah rahmet eylesin" demek.
48- Kafirlerin öteden beri kendilerini müslümanlardan ayırmak için kullandıkları Haç, zünnar (v.s) gibi alameti küfür olan şeyleri takmak veya giymek.
49- Allah'ın ve dininin düşmanlarını taklit etmek, onların hallerini, tavırlarını kendisine örnek ittihaz etmek.
50- İbadetlerinde Cenabı Hakkın rızasından başkalarının hoşnutluğunu gözetmek ve başkalarının görmeleri için kulluk etmek.
51- Kendisi veli olmadığı halde velilik iddiasında bulunmak.
52- "Bu gün Kur'an-ı Kerimle dünya idare edilemez" demek veya diyen birine "doğru söylüyor" demek.
53- Allah'a (cc) peygemberimize ve peygamberlerden herhangi birine, dine veya kitaba sövmek, hakaret etmek veya söven, hakaret eden birine sevgi beslemek o anda onun yüzüne gülmek.
54- Ağıza veya göze sövmek, küfretmek.
55- Nazar değmesin diye bir şeye boncuk takmak (Allah'tan gayri bir şeyden ümit beklemek)
56- Allah dostlarından her hangi bir veli'ye düşmanlık etmek, çalışmalarını baltalamak.
57- Şeriat, dini aykırılıkları bulunmayan ve Allah'ın dinini yaymağa çalışan bir topluluğa, Kur'an'ın şeriatın öğretildiği bir müesseseye düşmanlık etmek ve onların çalışmalarını baltalamak.
58- Bir kâfirin dünyalık bir iyiliğinden dolayı cennete gireceğine kail olmak ve mesela "insanlığa bu kadar iyiliği dokunup da cennete giremiyecek olursa ben de cennet'e girmem" demek.
59- Her hangi bir sünneti ittihaz etmiş bir mü'mine "sana hiç yakışmamış" demek. (Mesela sakal ve bıyık)
60- Hakkında nas (Ayet-Hadis) olduğu açıkça bilinen, ayrıca icma ve selefi salihiyn efendilerimizin, Şah'ı Nakşi Bendi Abdulhaliki Gucduvani, İmamı Rabbani ve daha binlerce İslam büyüklerinin kail oldukları, kabul ettikleri Rabıta hakkında ileri geri laf etmek ve küfürdür, demek.
61- "Peygamber gelse kararımdan beni caydıramaz" demek.
62- "Bu işin inşallahı maaşallahı yok artık" demek.
63- "İşte küfrün adını günah koymuşlar. böylelerine küfür sevaptır" demek.
64- "Oruç tutup namaz kılmak neye yarar benim kalbim temiz" demek ve farzları hafife almak.
65- "İslam dini dünya işlerini geriletmiştir" demek.
66- Melaike-i kiramdan herhangi birine günah isnadında bulunmak (Harut ve Marut gibi)
67- Hastalanmıyan birisine: "Seni Allah unuttu" demek.
68- Gelecekten haber verdiğini iddia eden kimseyi tasdik etmek doğru söylüyor demek.
69- "Eğer bu işi ben yapmış isem kâfirim" demek.
70- Yalan olduğunu bildiği halde "Allah biliyor ki seni oğlumdan daha çok seviyorum" demek.
71- "Allahım! rahmetini bana vermekle cimrilik etme" demek.
72- "Allah'ın hiç işi kalmamışta bu gibi şeyleri mi yaratıyor" demek.
73- "Allah falan kuluna şu kadar veriyor bana ise şu kadar veriyor. Bu adalet midir" demek.
74- "Ben bu kadar iyilikte ve hayırda bulunuyorum bütün belalar yine bana geliyor. Falan kimse ise her çeşit kötülüğü yapıyor paşa gibi yaşıyor; bu nasıl adalet" demek.
75- "Cinleri olacakları biliyor" demek.
76- "Eğer ahirette Allah hakkı ile hükmederse senden hakkımı alırım" demek.
77- "Falan kimse peygamber olsa idi ben iman etmezdim" demek.
78- "Eğer Adem Aleyhisselam buğdaydan yemese idi biz eşkiya olmazdık" demek.
79- "Falan kimse peygamber olsa idi yine de yalan konuşurdu" demek.
80- Birisini döverken "dövme" denilse o da "Gökten dövme diye ses gelse yine bırakmam" demek.
81- Kur'anın Arapça olmayıp başka bir lisanla olduğunu iddia etmek.
82- Kur'anın bazı ayetlerini alaya almak ve mesela "Ben namazımı yalnız kılarım. Çünkü Allah 'İnnessalate tenhâ' buyurur" demek.
83- Namaz kıl diyen kimseye: "Sabret Ramazan gelsin kılarız" demek.
84- Zikirlerle alay etmek.
85- Bir günahı işlerken besmele çekmek.
86- Abdestsiz olarak bilerek namaz kılmak.
87- "Eğer Allah Cenneti bana verse, sensiz girmem" demek.
88- "Falan adamla Cennete bile girmem" demek.
89- "Falan kimse kıble olsa o tarafa yüzümü çevirmem" demek.
90- Hırıstiyan veya Yahudi, yahut başka din üzere ölenlerin azab göreceklerine inanmamak.
91- "Ramazan bitti artık namazı rafa koydum" demek.
92- Alim kıyafetine bürünüp yüksek bir yere çıkarak alay tariki ile konuşma yapmak veya böyle yapan kimsenin hareketlerine gülmek.
93- Boşanma hakkında : "Ben talak malak bilmem" demek.
94- "Hırıstiyanlık Yahudilikten daha hayırlıdır" demek.
95- Yakını ölen kimsenin. "Ey Allahım! Biz şimdi ne yapacağız sen niçin böyle yaptın" diyerek sitemde bulunmak.
96- Meşru bir sebep olmadığı halde bir kimse için "Şu adamın kanı helaldir ve mübahtır" demek.
97- "Allahü Teâlâ falan kimseyi vaktinden evvel öldürdü ve vakitsiz gitti" demek.
98- Yabancı bir kadına bakıpta : "Güzele bakmak sevaptır" demek.
99- Ahiretten bahseden kimseye . "Ordan haber veren kim? Oraya gidip gelen var mı?" demek. Günah işleyen bir kimseye "Tövbe et" denildiğinde "Ben ne yaptımda tövbe edeyim" demek.


 
Haz
27
    
siyah_gulum | 27 Haziran 2007 16:52 | 0 fav | etiket: , ,  
İstanbul'un Avrupa yakasında hizmet veren 112 Acil Servis ambulansları, Türkiye'de ilk kez uygulanacak olan bir sistemle kasım ayından itibaren tek elden yönetilmeye başlanacak. Bu otomasyon sistemi sayesinde hastanelerdeki boş yatak sayısı ambulanstan bildirilecek. Bundan böyle hasta, hastane kapısından geri gönderilmeyecek. Sistemin en önemli işlevi ise hastanın durumunun hastaneye daha ambulanstayken bildirilmesi. Böylece hastanede bir ekip hazır hastayı bekliyor olacak.

ÖLÜMLER AZALACAK

İstanbul İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Sabri Kaya, dünyanın en büyük metropollerinde uygulanan e-sistem acil servis hizmetlerini İstanbul'da da uygulamak istediklerini anlattı. Halen kullanılan sitemde ciddi bir dağınıklık ve kopukluk olduğunu ifade eden Kaya, "Bu sistem tek merkezden idare edilecek. An meselesiyle kaybettiğimiz hastalarımız vardı. Bunun önüne geçilmiş olacak. Hasta hastanenin kapısından girdiği anda doktor onunla ilgili her şeyi bilecek. Hastanın gerekli olan kan ihtiyacı çok daha önceden bulunmuş olacak. Amacımız otomasyon projesiyle hastalara çok daha çabuk ulaşılması, en uygun hastaneye en hızlı şekilde ulaşılması ve hastaneye ulaşılınca da vakit kaybetmeden müdahale edilmesidir" diyor.

SİSTEM NASIL İŞLİYOR?

112 acil servise gelen telefonlar tek merkezde toplanıyor. Merkezde bulunan görevli, sistem sayesinde telefonun tam olarak nereden geldiğini belirleyip uydu aracılığıyla o bölgeye en yakın ambulansı tespit edip yönlendiriyor. Yönlendirilen hastane ile bağlantı kurularak hastanın durumu hakkında bilgi veriliyor.

Kalp grafiği dahi ambulansta çekilip yönlendirilen hastaneye gönderilebiliyor. Merkezde bulanan görevli, GPS sistemiyle ambulansın nerede olduğu anında görebildiği için uygun güzergah konusunda şoförü uyarabiliyor. İstanbul İl Özel İdaresi, ambulansların merkezi yönetimini sağlayacak olan bu otomasyon sisteminin Komuta Kontrol Merkezi’ni Bakırköy'de yaptırmak için 16 Temmuz'da ihaleye çıkıyor.



 
Haz
27
    
siyah_gulum | 27 Haziran 2007 15:36 | 0 fav | etiket: ,  
Eline bir kitap alıp uzun süre okumaktan sıkılan çocuk, saatlerce televizyon ve bilgisayar başında oturmaktan hiç şikayet etmez. Anne babasını bir kere olsun eline kitap alıp okurken görmeyen çocuklar, elbette “Televizyonun başından kalk da biraz kitap oku!” diyen sese aldırmaz.

Düşünen, fikir üreten, düşündüğünü ifade edebilen ve yanlış bilgi ile doğru bilgiyi ayırabilen fertlerin sayısının artması için, çocukluk çağında kitap okuma alışkanlığının kazandırılması şarttır. Kitap okuyan çocuklar eğitim süreçlerinde anne babaların ve eğitimcilerin işlerini de kolaylaştırır. Okuma alışkanlığı olmayan çocuklar, başarılı olmada zorlanmaktadır. Kitap okumayan nesillerin giderek düşünme fonksiyonu körelmekte, fikir üretme kabiliyetleri gerilemekte, yetersiz olan kelime hazinesi ile başarılı iletişim kurma özelliği kazanamamaktadır. Evrensel değer hükümlerinin kazandırılması, karakter ve kişilik gelişmesi, tarih ve kültür şuuru ancak okuyan, araştıran ve bilgiyi seven nesillerin yetiştirilmesiyle mümkündür. Hemen her şeyi anlatma imkânı olmayan eğitim sürecinde, çocuklarımızın kendilerini okuyarak yetiştirmeleri gerekmektedir. Maalesef televizyon seyrederek, bilgisayar oynayarak büyüyen çocuklarımız giderek okuma istidatlarını kaybetmekte ve okumanın sağladığı imkândan mahrum kalmaktadır.
Kitabın, çocuklarda zihinsel, duygusal ve sosyal gelişimi büyük ölçüde etkilemektedir bu sebeple çocuklarda kitap okuma sevgisini oluşturma çok önemlidir. Çocuklarda kitap okuma arzusunun, onlara kitap alarak, okuyarak ve masal anlatarak uyandırılabilir. Okuyanların okumayanlara oranla daha başarılı olduklarını ve okumanın öneminin hayat boyu sürdüğünü herkes idrak edebilir.
Çocuklara kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için;

· Anne-baba evde kitap okumalı ve çocuklar bunu görmeli.
· Özel kitap okuma zamanları ayrılmalı.
· Çocuğun bilgi kazanması ve bu bilgiyi kullanması teşvik edilmeli.
· Ev ortamında çocukların bilgi birikimi ciddiye alınmalı ve desteklenmeli.
· Çocuğun değer verdiği özel günlerinde ona kitap hediye edilmeli.
· Evde her çocuk için kendisine ait bir kütüphane hazırlanmalı ve kitap okuması mükâfatlandırılmalı.
· Çocuğun okuduğu kitabı başkalarına anlatma imkânı sağlanmalı.
·  Anne-baba kitaplardan edindikleri güzel bilgi ve değerleri çocukları ile paylaşmalı.
· Büyük yazarların hayatlarından örnekler verilmeli, onlara hürmet artırılmalı.
· Televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen zamanlar düzenlenmeli, bu konuda aşırılığa izin verilmemeli.
· Günlük gazete, dergi ve süreli yayınlar takip edilerek çocukların merak hissi tahrik edilmeli ve alışkanlık kazandırılmalı.
· Çocukların harçlıklarından kitaba para vermeleri teşvik edilmeli.
· Kitap evleri ve kitap fuarları gezilerek çocukların buralara ısınmaları sağlanmalı.
· Kitap okuma konusunda çocuklara baskı yapılmamalı.
· Küçük çocuklara kitaplardan sevebilecekleri bölümler okunmalı.


İthaki Yayınlarının Çocuklar için hazırlamış olduğu yaz kampanyası çocukların kitap okuma alışkanlıklarını geliştirmelerine destek olmaktadır.



 
Haz
27
    
AA - American Medical Association (Amerikan Tıp Birliği) tarafından yayımlanan raporda, bir pirinç tanesi büyüklüğündeki çiplerin bir iğneyle deri altına yerleştirilmesinin öngörüldüğü ve dolayısıyla da kronik hastalıklardan mustarip kişilerin acil tedaviye gereksinim duyduklarında bu çiplerin doktorlara yol gösterebilmelerinin amaçlandığı belirtildi.

Birliğin etik komitesi tarafından hazırlanan raporda, bu çiplerin deri altına yerleştirilmesinin hastanın tedavisinin devamı ve koordinasyonun sağlanması konusunda iyileştirmeler kaydedilmesine olanak verebileceğinin ve tıbbi hata risklerini azaltabileceğinin altı çizilirken, radyofrekans aracılığıyla tanımlama teknolojisiyle işleyen bu "akıllı etiketlerin" sevkiyat süreçlerini hızlandırmak amacıyla tüketim mamülleri dağıtım grupları tarafından halen kullanıldığı kaydedildi.

Ancak, tedavilerdeki güvenlik ve etkinlikte iyileştirme sağlayabilecek olan bu sistemin bazı fiziksel riskleri de bulunuyor.

Bu sistemin hastaların hastalıklarıyla ilgili gizliliği tehlikeye sokabileceği uyarısında bulunulan raporda, çok küçük olmaları yüzünden deri altına yerleştirilen çiplerin vücut içinde yer değiştirme riskleri de bulunduğu belirtildi ve çiplerin diğer elektrikli aletlerle etkileşime girebileceğine dikkat çekildi.


 
Haz
27
    
siyah_gulum | 27 Haziran 2007 15:32 | 0 fav | etiket: ,  
TTB, sıcaklar ve kuraklık nedeniyle oluşabilecek su kesintilerinin ishal salgınlarına neden olabileceğini bildirdi.

ANKARA(ANKA)- Türk Tabipleri Birliği (TTB), sıcaklar ve kuraklık nedeniyle oluşabilecek su kesintilerinin ishal salgınlarına neden olabileceğini bildirdi. Bazı yerleşim yerlerinde su kıtlığı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, 'Bu durum hem şebekeye verilen su miktarının azalmasına hem de zaman zaman kesintilerle sonuçlanmaktadır. Genel hijyeni yerine getirebilmek için yeterli su sağlanamamasının yanında su kesintilerinin yaşanması halinde şebekenin kirlenmesi söz konusu olmaktadır' denildi. Bu durumun çocuklar başta olmak üzere ishal salgınlarına neden olabileceği uyarısında bulunulan açıklamada, su denetiminin daha sık yapılması gerektiği de vurgulandı.
TTB, Cumartesi gününe kadar etki gösterecek Afrika sıcaklarına karşı alınabilecek kamusal önlemleri açıkladı.
Yaz aylarında doğal su kaynaklarının kuruması ile ve gerekli olduğu hallerde şebekedeki klor miktarının arttırılması yoluna gidilmesi tavsiyesinde bulunuldu.
Açıklamada kamusal anlamda alınması gereken diğer önlemler şöyle sıralandı:
'-Artan hava sıcaklığı gıdaların daha kısa sürede bozulmasına neden olacağı için besin zehirlenmelerinde artış olmakta. Özellikle yemekhane, lokanta gibi toplu yemek yapılan yerlerde önemli bir tehlike olan bu durumu önlemek için gıda denetimleri arttırılmalı. Bireysel olarak da evlerde yapılan besinlerin uzun süre bekletilmeden tüketilmeli.
-Sıcaklığın artışı hastalık etkenini yayan pek çok hayvanın üremesini hızlandırmakta. Bu amaçla belediyeler sivrisinek mücadelesi yapmalı, çöpleri daha sık toplamalı. Ayrıca evlerde kemiricilerin ve haşaratın üremesinin engellenmesi için çöpler kapalı tutulmalı, açıkta yiyecek bulundurulmamalı.
-Yaz aylarında deniz ve derelerin kirlenmesi sonucu başta barsak enfeksiyonları olmak üzere pek çok enfeksiyon hastalığı görülmesi olası bulunmakta. Plajlarda deniz suyu kirliliği daha sık denetlenmeli, gerektiğinde denize girilmesi önlenmeli. Havuzlarda kirlilik kontrolü yapılmalı ve uygun şekilde dezenfeksiyon yapılmalı.
-Sıcakların aşırı yükseldiği günler için Sağlık Bakanlığı'nın hamileler, özürlüler ve kronik hastalığı olanlar için izin vermesi yerinde bir karar olup, diğer çalışanlar için de ilgili mevzuat doğrultusunda gerekirse tatil ilan etmeli. Bu konuda Valiliklere sorumluluğu bırakmak doğru değildir.' (ANKA)
(MLT/KEN/VÖ)